Distopya Nedir?

Ütopya kavramının tam tersi olarak geliştirilmiş olan distopya kavramı gelecekteki olumsuz özelliklere sahip kötü toplumlar tanımlanmaya çalışılmaktadır. Toplumda tamamen özgür ve iyilik ön planda tutulurken distopya ile birlikte tüm bunlar olumsuz taraflara çekilmektedir. Bu bakımdan sınırlayıcı, baskıcı, otoriter rejimlerin bu anlayıştaki etkisi oldukça fazladır.

Distopyanın İzleri

Bu kavram üzerine yazılmış olan pek çok farklı eser günümüze kadar oldukça ünlü olmayı başarmıştır. George Orwell’ın Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Aldous Huxley’in Cesur Yeni Dünya kitapları distopya alanının en özel örneklerinden birisidir. Bu bakımdan kavram ile ilgili daha fazla aydınlanma yaşayabileceğiniz ve bilgi alabileceğiniz eser arayan kişiler bu 2 kitaba öncelik vermelidir.

Distopyanın Önemli Özellikleri Nelerdir

Distopya ile ifade edilmeye çalışılan, toplumlarda terör, fakirlik, sefalet, zülüm, geri kalmışlık, kültür gecikmesi gibi pek çok farklı özellik görülebilmektedir. Tüm bunlara ek olarak toplumda otoriter bir rejimin hakim olması da tüm gelişmelere toplumun kapalı kalmasına neden olmaktadır. Bu özellikler üstelik toplumlarda çok farklı problemlerin de ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Öyle ki otoriter bir devlet tarafından kontrol altında tutulan bu toplumlarda özgür bir şekilde konuşmak, yazmak fikirlerini ifade etmek, eleştiri yapmak çok fazla mümkün değildir. Bununla birlikte cinsel özgürlükler gibi önemli kritik konularda da yine insanlara herhangi bir söz hakkı tanınmaması işlenen suç ya da düşünce özgürlüğüne bağlı olarak çok ağır cezalar verilebilmektedir.

Yaşam koşullarının ağır olduğu distopyada kişilik ve sınıf gibi pek çok farklı alanlarda ağır bir kontrol mekanizması kurulmuştur. Toplumsal sınıfların da çok fazla görüldüğü bu tip toplumlar, kuşkusuz günümüz modern dönemi ile hiçbir şekilde uyuşmamaktadır. Bununla birlikte distopya toplumlarda yaşanan kötü olaylar sonrasında da görülebilen bir durum olarak da tanımlanabilir.

Savaş gibi ağır olaylar sonrasında toplumlarda kurulan otoriter rejimler ile birlikte toplumda bu alana doğru ciddi bir eğilim ve dönüşüm görülebilmektedir. Distopyalarda farklı kategorilere göre de sınıflandırmalar yapılabilmektedir. Öyle ki ekolojik distopya, ekonomik distopya ya da siyasi distopya gibi farklı örnekler aslında hayatın her alanında bu tip durumların yaşanabileceğini bizlere göstermektedir.

Distopya sistemi ile birlikte aynı zamanda toplumda bir korku egemen olur. Bu korku çeşitli olgular ile desteklenirken böylece sürekli bir korku beslemesi yapılmaktadır. Din ise bu olguların en önde gelenlerinden birisidir. Toplum bu sayede daha fazla dizginlenir, birlikte ve distopik bir topluma dönüşmeyi daha da kolay hale getirebilmektedir.

CEVAP VER
Lütfen yazınızı giriniz.
Lütfen adınızı buraya giriniz.